Okul ve sınav etkinliklerinin bitmesi ile kafa yorcak bi yer aramaktayken bi önceki yaz açtığım bu blog geldi. Aslında ilk başta açtığımda bir blogdan olması gerekenden fazla şey beklemiştim. Bi blog ünlüsü filan olucaktım gibi ama bi andan da bilinç altımın beklediği şey oldu ve kimse okumadı. Açıkçası çok ta umrumda değil ama olurda biri merak ederde okursa özellikle eski yazılarımı okumaya kalkmasın çünkü inanılmaz sıkıcı ve saçma sapan şeyler ve onları silmeye gerçekten üşeniyorum.
şimdi gelelim şu aralar genel olarak nelere kafa yoruduğuma:
-şu aralar ne kadar arkadaş olarak kalmak istediğim birisi de olsa(okuyosa da bunu buraya yazdığıma kızmışsa şimdiden özür dilerim) bir karşı cinsime çok güzel arkadaşlıktan öte duygular besledim ve bunu ona açıkladım.
-sanırım bu sonuç her ne olursa olsun arkadaş anlamında onu kaybetmeme yol açıcak bi dürtümdü bu yüzden yarı pişmanım aslında
-Başka çok iyi bir arkadaşım bi aralar nasıl kötü bişey yapmakta olduğumu tokat gibi çarptı yüzüne karşı binlerce kez teşekkür etsemde heralde hala da teşekkür etmeye devam edicem.
-Bi andan siyasi olarak çıkan zımbırtılar bilinçaltımı inanılmaz bi şekilde rahatsız ediyor klişe olarak şunu düşünüyorum "keşke siyasi meselelere ilgisiz kalabilecek kadar duyarsız olabilseydim"
-Telefonumu 5 saattir -şarjı 3 saat önce dolmasına rağmen- şarjda tutuyorum bilmiyorum meşgulken şarjdan çekmeye üşeniyorum heralde.
-Okuduğum yeni bi kitap var 1 kadın 2 salak diye yazanlar sağolsun önceki aşk hayatım ve kadın erkek ilişkilerindeki genel tutumum laak diye suratıma tokat olarak çarpıyor. Ha gene de muhteşem kitap ben çok beğendim alın okuyun derim.
-Uzun süredir elime kağıt kalem almadığımı fark edip çizim yapma isteği geliyor içimden fakat bi andan da sırf malzemem yok diye düz A4 e sikik bi uçlu kalemle çizesim gelmiyor sanırım sabredip malzeme almamı bekliycem.
-Parayla satın aldığım çizgi romanlarım bitti şimdi iyice internete sardırmaktayım ayrıca "türk çizgi" çeviri gurubu muhteşem.
-Daha önceki manga çevirme tecrübelerimi kullanarak çizgi roman çevirme olayına mı girsem diye düşünüyorum fakat bunu babamın laptopunda yapamam kendi bilgisayarıma photoshop yüklemem lazım.
-Umutsuzca açıldığım kişiden cevap bekliyorum ama sanırım uyumakta veya meşgul ya da ben mesaj atmadığım için o benim uyuduğumu düşünüp mesaj atmak istemiyor oda olabilir ama şu heyecanımı kırıp tekrardan onunla konuşmam lazım...
-Blogun banner ının gorillaz daki "del" olduğunu farkediyorum değiştiricem en kısa zamanda ama oraya ne koyacağıma daha karar veremedim.
-Sağ da gördüğünüz "blog kurbağası" da iptal olucak çünkü arka fonu beyaza çeviricem sanırım ilerde onu aldığım siteden beyazını bulup koyabilirim ama bence çok gerekli bişey değil blogun açılmasını geciktiriyo sadece.
-Superonline fiberoptikte hız artırma olayına gitmeyi düşünüyorum ama artan paradan dolayı bizimkilerin bana küfrediceğini hatırlatıp vaz geçiyorum.
-Ayrıca hep yaptığım "blog yazılarını bir sonla bitirmek" olayını bu sefer yapmıyacam çünkü maddeli bi yazının sonu olamaz.
-Şu aralar yerel oyun havalarına sardırıyorum hatta ruhumu "massive attack" dan daha bile iyi beslediğini farkediyorum.Daha önceden de kendi müziğimizi dinlerdim ama şu psikolojide beni en iyi kendi kültürümüzün müziği kurtarır gibi geliyor.
-Ney çalmayı çok istiyorum ama flüt bile çalamadığımı farkedip kendi kendime hassiktir çekiyorum.
-Annem garip bir yabancı dizi seyrederken "tıkır tıkır ne yazıyosun böyle" diyor fakat ben "heeeööğ" gibi garip bi ses çıkartıp yazmaya devam ediyorum.
-İnsanların heyecandan neden kustuğunu düne dek anlamazdım dün neredeyse kusuyodum allahtan kendimi yatıştırma yeteneğim var.
-Göz ucuyla twitter a bakıyorum fakat twitter takipçilerim hiç 40 ı aşmadı beni takip edenler hep arkadaş-dost zaten sanırım hiç bi zaman bi twitter ünlüsü olamıyacam... dert ettiğim bişey değil gerçi ama gene de insan bi başta özeniyo yani.
-Kayda geçirilsin çok heyecanlı olduğunda litrelerce su içmek daha fazla çiş yapmaktan başka hiç bi boka yaramıyo...
-Fark ettiğim kadarıyla harbiden aşk,hoşlanma,romantizm gibi duygular eskiden korkusuzca yaptığın o muhteşem muhabbetleri öldürüyor... çok yazık...
-Blogun ismini değiştirmek gibi bi fikir kısa süreliğine aklıma geliyor ama sonra vaz geçiyorum.
-Sanırım başka bişey aklıma gelmiyor bu son madde bunu okuyan herkese "görüşürüz şekeerler" demek istiyorum ama çok samimiyetsiz olduğu belli bişey o yüzden bi daha ki blog girdimde görüşürüz diyerek kısa kesiyorum...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-Şu yandaki kurbağaya tıkladığımda zıplayacak sanmıştım ben, o yüzden ona yem vermiş olmak beni hayal kırıklığına uğrattı.
YanıtlaSil-Blogunun adını değiştirsen de url'ye dokunma, yoksa takibe almış olsam da bir daha bloguna ulaşamam ve bir daha ulaşmak istedim şu an:D
-Birazdan eski yazılarını da okumayı düşünüyorum. "Okumayın" demen çok cezbetti ne yalan söyleyeyim.
-Ayrıca o banner'a ben de ne koyacağıma 4 yıldır karar veremiyorum.
-Twitter'da "veb celebriti olucam" diyorsan, ya alabildiğine saçma ama güldüren şeyler yaz ya da alabildiğine üzen, depresif moda sokan. Ya da gerçek hayatta da ünlü ol.
-Bu arada sınavda rakiptik sanırım. Yarış atı psikolojim bundan hiç hoşlanmadı.
-Bir de hemcinslerim nasıldır bilmem ama bi' kız olarak ben sürekli ilgiden hoşlanmam. Yani madem her şeyi anlatmışsın, şimdi biraz bekle. Kafasına yatarsa gelir o zaten. (Yüzeysel oldu farkındayım ama okuduklarıma yorum yaptım.)
-Görüşürüz şekeer demek istedim ama bilirsin, samimiyetsiz falan işte...Her neyse.
-Son olarak; kelime doğrulama olayını kaldırırsan çokçokçok iyi olur bence yorum gönder şeysinden.
uyumuyodum ekin, dimi
YanıtlaSil